

Takipçilerimizle beraber ciddi bir blog oluşturmak uzun bir sürecin başlangıcıdır. Sabır ve üretkenlik kısa vadede etkisini gösterecektir lakin gerçek kitlenizi uzun vadede yaklayacaksınız. Bloglamak yeni nesil yazarların kişisel tecrübe ve bilgilerini paylaşmakla bitmiyor. Takipçilerinize yazılarınızı en iyi şekilde sunmanız, okunmayı sağlamanız bir hayli önemli.
Yazılarınızın amacını göz önünde bulundurun. Okumayı bitiren bir takipçi yazınızdan birşeyler almalı. Makale, haber, tez, deneme hangi türde olursa olsun doyurucu olmalı. Bu özelliği taşıması için yazının amacı ve bu amacı ortaya en kısa yoldan tanımlayan başlık bulmamız gerekir. Bazı değerlr benimsemeliyiz ki eğitebilmek, bilgilendirebilmek, eğlendirebilmek bloglama adına güzel değerlerdir.
Görüşlerinizi olduğu gibi yansıtın. Yazılarınızda belirttiğiniz görüşleri gerekirse farklı kaynaklardan alacağınız materyaller ile destekleyin. Blogunuzun takipçileri size her zaman soru sorabilmeliler. Görüşlerinizi, yorumlarınızı tartışabilmeliler. Her yazıda aynı yahut birbirine benzer üslup kullanın.
Bilgilendirme her ne kadar bloglar için anahtar konumunda olsa da deşifre etmeyi unutmayın. Tecrübe ettiğiniz markalar, ürünler hakkında ulaştığınız verimliliği paylaşmaktan çekinmeyin. İçeriklerinizde yazı harici özgün video, foto olması değerinizi artırır. İyi ya da kötü deşifre edin!
Mevcut blogcuları takip edin. Her mecranın bir gündemi olduğu gibi blogcuların kendi aralarında oluşturmuş olduğu bir gündem vardır. Yazılarınız bu gündem ile alakadar olmalı. Yazılarınızın hiyerarşik yapısı kullanım kolaylığını sağlamalıdır. Takipçileriniz iyi bir kategorize edilmiş site karşısında kayıtsız kalmayacaklardır.
Blogunuzda ara zamanlarda eskilere dönüp nostalji yaparak takipçilerinizi etkileyebilirsiniz. Hem etkileşimi sağlamak hem yazılarınızın kalıcılığını sağlamak üzere güzel bir liste hazırlayabilirsiniz. En çok okunan, yorumlanan, sizin seçtikleriniz gibi bir sayfa ya da sidebar bölümü her blog için güzel olacaktır.
İyi bloglamalar!
Merhaba, yazıyı beğendim. ama biraz farklı düşünmekten kendimi alamadım. Ben yeni blog yazmaya başlayan ve pek takipçisi olmayan biri olarak bu konuda kendinizi fazla sorumluluk sahibi gördüğünüzü düşünüyorum. Bence blog bir gazetede köşe yazmaktan farklıdır. Ayni kefeye konulmamalı. Sizin de dediğiniz gibi burası bir kişisel alan, bu alanı bir gazete köşesine çevirmek bizim elimizde ama burasını en başından bir köşe olarak görmenin pek doğru olmadığına inanıyorum. Tam olarak bir günlük de değil anlatmak istediğim. Çünkü günlüklerde bu kadar herkese açık yazılmayabilir. Blooglarımız bence bir sohbet, bir bilgi alışverişi ortamıdır. Bu yüzden hiçbir zaman bloguma zorla yazı yazmak zorunda kalmak istemem. Tabi sizin durumunuz biraz daha farklı, ciddi takipçiler olunca ister istemez insanları bir beklentiye sokma durumuna giriliyor sanırım. Ama ne kadar çok takipçi de olsa bu alanı bir gazete köşesine çevirip çevirmemenin kendi elimizde olması gerekir. Blogcu ruhu özgürdür. Kendini buna zorunlu hissetmemeli ve ilham geldikçe paylaşım yapmalıdır. Tabii bu araştırmasına ve okumasına engel değildir.
Öncelikle hayırlı olsun
kesinlikle, köşe yazarlığı ve blogculuk birbirinden ayrı iki dünyadır. blogcu takipçileriyle birebir diyalog içindedir ve takipçilerine göre kendini, blogunu şekillendirir. lakin köşe yazarlığında böyle bir durum söz konusu değildir. yani bu derece etkileşim ve değişim yoktur. değerli görüşleriniz için teşekkür ederim .)